Akıllı Köprü Arayana Kadar Deli Köprüyü Geçermiş
- 27 Mar
- 3 dakikada okunur

Bunu söylemek kolay değil. Kariyerimiz boyunca bize hep analiz et, planla, riskleri hesapla, onay al dediler. "Akıllı" olmayı öğrettiler. Ve biz de öyle yaptık o kadar akıllı olduk ki, bazen yerinden bile kıpırdayamadık.
Ama dönüp baktığımda, hayatımda ve işimde en kritik kırılma noktaları hep aynı anda geldi: "Hazır değilim ama yapıyorum" dediğim anlarda. Tam bilmeden, tam görmeden, tam emin olmadan ama içgüdüsüne güvenip adım attığım anlarda.
İşte o anlarda deli oldum. Ve o delilik beni her seferinde doğru yere taşıdı.
Bu atasözünü herkes bilir. Ama çoğumuz yanlış tarafından okuruz. "Deli"yi küçümser, "akıllı"ya özeniriz. Oysa asıl soru şu: O köprüyü geçen kim? Deli. Peki karşıda kim var? Yine deli. Akıllı hâlâ bu tarafta araştırıyor, karşılaştırıyor, düşünüyor.
Kurumsal dünyada bir dijital dönüşüm projesi başlatmak istediğinizde şöyle bir sahneyle karşılaşırsınız:
Altı ay süren ihtiyaç analizi. Dört farklı danışmanlık firmasından teklif. On iki sayfalık karşılaştırma matrisleri. Üst yönetim sunumları. Bütçe revizyonları. Tekrar ihtiyaç analizi.
Bu arada rakibiniz, yani o "deli" Excel'den çıkıp basit bir CRM uygulamasını ayağa kaldırmış, ilk müşteri verilerini toplamaya başlamış, hatta ikinci iterasyona geçmiş bile.
"Mükemmel çözümü" aramak, aslında hiçbir çözümü uygulamamanın en kibar hali.
Delinin Bilmediği Bir Şey Var: O Köprü Yıkılmıyor
İşin ilginç tarafı şu: Atasözündeki "deli" aslında risk almıyor. Köprüyü geçiyor. Ve köprü onu taşıyor.
Biz buna iş dünyasında MVP: Minimum Viable Product diyoruz. Ama adını koymak yetmiyor; gerçekten yapmak gerekiyor.
Son beş yılda onlarca kurumsal CRM ve iş uygulaması projesi yürüttüm. Her seferinde aynı şeyi gözlemliyorum: projeyi hızlı başlatan şirketler, altı ay sonra hem daha iyi bir sisteme sahip oluyor hem de neye ihtiyaçları olduğunu çok daha net biliyorlar. Çünkü o bilgi, kullanarak öğreniliyor planlayarak değil.
Biz de Parlon'da bu felsefeyi metodolojimizin merkezine koyduk. Her projeye önce Figma'da bir MVP tasarlayarak başlıyoruz. Tek satır kod yazmadan, müşteriye "Bakın, sisteminiz böyle çalışacak" diyoruz. Ekranlar var, akışlar var, butonlara tıklayabiliyorsunuz. Henüz hiçbir şey "gerçek" değil. Ama herkes neyin inşa edileceğini görüyor, dokunuyor, tartışıyor.
Ve her seferinde aynı şey oluyor: müşteri o prototype'a baktığında, haftalardır toplantılarda anlatamadığı şeyi iki dakikada söylüyor. "Burası böyle olmasın, şu alan şuraya gelsin, aslında bize şu da lazım." İşte o an, projenin gerçek ihtiyaç analizi başlıyor PowerPoint'lerde değil, Figma'da.
"Ama Bizim Süreçlerimiz Karmaşık"
Bu cümleyi her duyduğumda içimden şunu söylüyorum: Evet, karmaşık. Ama o karmaşıklığı çözecek olan şey, mükemmel bir başlangıç planı değil, çalışan bir sistemle yüzleşmek.
Bir sağlık grubunun CRM projesinde ilk hafta ortaya çıkan gerçek: Sahada çalışan ekiplerin ihtiyaç duyduğu veri alanları, merkezdeki planlama ekibinin tahmin ettiklerinden tamamen farklıydı. Bunu hiçbir ihtiyaç analizi raporu yakalayamazdı. Ama çalışan bir MVP, ilk günden yakaladı.
Bir ağır taşımacılık firmasının ekipman yönetim sisteminde benzer bir deneyim yaşadık. Kağıt üstünde "basit" görünen veri modeli, sahaya indiğinde yeniden şekillendi. Çünkü gerçek operasyon, her zaman teoriden farklıdır.
Hız, Kalitesizlik Değildir
Burada bir ayrım yapmak lazım. "Deli gibi köprüyü geç" demek, "kötü iş çıkar" demek değil. Tam tersine:
Hızlı başlamak, bilinçli bir stratejidir. Küçük başla, öğren, büyüt. İlk versiyonu mükemmel yapma. Ama sağlam bir temel üzerine kur ki büyüyebilsin. İşte asıl ustalık burada.
Bir Microsoft Power Platform projesinde mesela, ilk iki haftada çalışan bir modül çıkarabilirsiniz. Kullanıcılar dokunmaya başlar. Geri bildirim gelir. Üçüncü haftada o modül, altı aylık planlama toplantılarının üretemeyeceği kadar doğru bir hale gelir.
Peki "Akıllı" Ne Yapmalı?
Akıllı, köprü aramayı bırakmalı. Delinin cesaretini akıllının vizyonuyla birleştirmeli.
Pratikte bu şöyle görünür:
Büyük resmi gör, ama küçük adımla başla. Tüm CRM'i bir günde kurmaya çalışma. Ama ilk modülü bu hafta başlat. Mükemmel veriyi bekleme, eldeki veriyle çalışmaya başla, temizliği yolda yap. Tüm paydaşları ikna etmeyi bekleme. Küçük bir pilotla sonuç göster, ikna kendiliğinden gelsin.
Kariyerimde en çok değer yaratan projeler, her zaman "hazır olmadan" başlayan projeler oldu. En çok zaman kaybettiren projeler ise, "her şey hazır olduğunda" başlayacak olanlardı, ki çoğu hiç başlamadı.
O köprü sizi bekliyor. Mükemmel olmayabilir. Ama geçerseniz, karşı tarafta hem cevaplar hem de fırsatlar var.
Deli misiniz? Belki biraz. Ama en azından karşıdasınız.
Siz hangi projede "mükemmel köprü" arıyorsunuz? Yoksa çoktan geçtiniz mi?




Yorumlar